MAFYALAŞAN EKONOMİYE DOĞRUDAN YABANCI SERMAYE GELİR Mİ?

Türkiye’de mafya-devlet-siyaset- iş insanı ilişkilerinin varlığı hep tartışılır olmuştur. Gelişmekte olan bir ülkede sermaye birikimi oluşturulamamışsa, bu ilişkiler ağında gelişen bir sermaye birikim sürecine de tanıklık etmek zorunda kalıyoruz.

Türkiye tarihinin en düşük ekonomik büyüme hızına sahip olduğu 1990’lı yıllarda “ Bir Tırın bir Mercedes’e çarpması ile” mafya-devlet-siyaset- iş insanı ilişkileri ortaya dökülmüş, bunun ekonomik faturasını da 2001 Krizi ile Türk halkı ödemiştir. Bugün de, “ organize Suç Örgütü Lideri olduğu iddia edilen bir kişinin”, “Bir Tripod- Bir Kamera” sloganıyla  ortaya döktüğü ilişkiler ağı, kara para- uyuşturucu ticareti – işletmelere çökme, adam kayırmalar vb. ilişkilerin tıpkı 1990’larda olduğu gibi, mafya-devlet-siyaset- iş insanı odaklı olduğunu göstermektedir.

Bu yapıyı ortaya çıkaran bir ekonomik ortamın varlığı Türkiye’de son yıllarda giderek güçlenmiştir. Dünya’da Türkiye’nin yolsuzluk ve rüşvet algısı kötü durumdadır. Nitekim Yolsuzluk Algı Endeksi 2020(0-100 arasında puan olup, sıfıra yaklaştıkça yolsuzluğun azaldığını ortaya koyar)’de Türkiye 2019 yılında 39 puanla 91. sırada iken 2020 yılında 40 puanla 86. sıradadır. Transparency International verisine göre Türkiye’de her 100 kişiden 18’i kamu hizmetlerine erişirken rüşvet verdiğini söylemektedir. Tüm bu göstergeler Türkiye’de Mafyalaşan bir ekonomik ortam oluşturmaktadır.

Suç örgütlerinin varlığını hisseden bir ülkede, ekonomik refah ve kalkınma büyük zarar görür. Çünkü, organize suçlar genellikle güç ve toprak kontrolü elde etmek için şiddet, cinayet ve yolsuzluk kullanarak işlese de, birçok ülkede önemli bir ekonomik aktörü de aynı zamanda temsil eder; ve temsiliyetlerinin güçlenmesi de o ülkede kayıtlı ekonominin kayıt dışılığa yönelmesine yol açar. Bu nedenle suç örgütlerinin gittikçe güçlendiği, Kamu İhale Sistemin sürekli değiştiği, şeffaflığının olmadığı, patronaj ilişkiler ağı ile iş yapılan, uluslararası normlara sahip bir hukuk düzeninin olmadığı bir ülkeye yabancıların yatırım yapması, bu ülkelerde büyük ölçekli işletmeler kurması beklenemez.

aKaynak: TCMB EVDS Verileri

Grafik incelendiğinde 2019’un ortalarından itibaren Net Doğrudan yatırım (Gayri Menkul hariç) dramatik bir biçimde düşüş göstererek 2000 sonrası dönemde tarihinde ilk kez negatif değer taşımaktadır. Böylesi bir verinin ortaya çıkmasında başka önemli etkenler söz konusu olsa da, gittikçe mafyalaşan bir ekonomik yapının yadsınamaz gerçeği önemli rol oynamıştır. Yabancılar; başka ülkede kurdukları işletmelerin hukuk güvenliğinin sağlandığı, işletmelerine mafya diliyle çökülmeyeceğinin garanti altına alındığı, şeffaflık, kuralların herkese eşit -açık- anlaşılır olduğu bir ülkede olduklarının hissetmeleri gerekir. Aksi durum Türkiye’nin bugünkü yapısını ortaya çıkarır. Bu da tüm Türkiye’nin daha da yoksullaşmasına yol açar.